Temmuz ayı işsizlik oranları açıklandı. Geçen sene Temmuz ayına göre açıklanan işsizlik oranında bir artış veya azalış olmadı. Geçen sene Temmuz ayında Yüzde 10.7 olan işsizlik oranı aynen bu senede devam etti. 

10.7 işsizlik oranı, yüksek bir işsizlik oranıdır. Zira Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO ) 2017 yılı ortalama Dünya küresel işsizliğin yüzde 5.8 olacağını tahmin ediyor. Yine İLO ‘ ya göre Türkiye’nin de içinde bulunduğu G-20 ülkelerinde, Türkiye işsizlik sırlamasında dördüncü sıradadır.  

G-20 ülkelerinde en yüksek işsizlik oranı Güney Afrika’dadır. İtalya ve Brezilyada da bizden biraz yüksektir. ( Aşağıdaki tablo 

 

Bizde işsizlik oranı düşmüyor… Çünkü siyasi iktidarın böyle bir niyeti var mı bilmiyoruz. Ancak niyeti olsa aynı zamanda bir istihdam politikası olur. Kaldı ki, bakanlar ve ekonomi yönetimi, devamlı 2002 AKP iktidarından önceki dönem verilerini alarak politika yapıyor. İşsizlik verilerini un unutuyorlar. 2002 öncesine ayırdıkları zamanı istihdam politikası için ayırsalar daha başarılı iş yapmış olacaklardır.   

Aslında ise iktisat politikaları, üretim, istihdam be bölüşüm ayağı olan politikalardır. İşsizlik başarı veya başarısızlığın bir sonucudur.    

Türkiye de AKP iktidarından önce işsizlik oranı en yüksek yüzde 8 olmuştu. Son on dört yıldır çift haneli gidiyor.( Aşağıdaki Grafik )

Öte yandan ilan edilen işsizlik yanında iş aramayıp çalışmaya hazır olanları da katarsak, fiili işsizlik oranı geçen sene Temmuz da 17.5 iken bu sene 16.5’e geriledi.   

Parantez içinde söylemek gerekir ki, fiili işsizlik oranını hesap ederken, iş aramayan işsizleri aynı zamanda aktif nüfusa katmak ondan sonra oranlamak gerekir. 

Belki ortalama işsizlikten daha önemlisi, genç nüfusta işsizliğin hızla artmasıdır. (Aşağıdaki tablo ) 

 

Gençler arasında işsizlik oranı ve ne eğitimde ne işte olmayan gençler oranı olarak OECD içinde en yüksek oran Türkiye ‘dedir.  

İşsizliğin en çarpıcı sonucu gelir dağılımının bozulması, orta sınıfın daralması ve Türkiye ‘nin bir orta gelir tuzağına düşmesidir. 

Çözümü ise, iç ve dış politikadan tutun, iktisat ve maliye politikalarını sil baştan değiştirmekten geçer