Dört Büyük şehir belediye başkanının istifaya zorlanmasını AKP parti içi bir tasarruf olarak görüyor. Gerçekte ise adaylar AKP ‘li olmakla birlikte başkanları kamu görevi yapıyorlar ve istifa sorunu da toplumsal bir sorundur.  

 

1.Toplum olarak Belediye başkanlarını İstifaya zorlamanın, parti işi olmadığını yalnız partiyi veya oy verenleri değil, hepimizi ilgilendirdiğini unutmayalım. Zira bir belediye başkanı seçildikten sonra artık oy veren veya vermeyen herkesin belediye başkanıdır. Hizmetlerinden herkes aynı derecede yararlanır.

Madem AKP her zaman Milli İrade diyor, o zaman neden Milli iradeye saygı göstermiyor. AKP ‘nin onayladığı veya onaylamadığı farklı milli iradeler mi var?

 

 

 

 

 

2. Olaylara mantık veya AKP çıkarları açısından değil, demokrasi açısından bakmak zorundayız.

Anayasanın 127 maddesinde  , ‘’ mahalli idarelerin seçilmiş organlarının… Organlık sıfatını kaybetmeleri konusunda denetim yargı yoluyla olur ‘’ deniliyor.

Anayasada merkezi idarenin mahalli idareler üstünde, Kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahip olduğu da yazılıdır. Ancak elbette ki bu vesayet, bir siyasi partinin keyfi uygulaması ile olamaz. 

Belediye Başkanlarını istifaya zorlamak, demokrasiye aykırıdır. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böyle bir uygulama göremezsiniz.

Elbette ki demokrasinin de zaafları vardır. Söz gelimi bazı belediyelerde halkın tercihi yanlış olabilir. Ancak bu demokrasinin yanlış bir sistem olduğunu göstermez.

Söz gelimi, CHP’ de de, demokrasi yoluyla gelmiş ve fakat bu gün yanlış olduğu anlaşılan insanlar var. Bu CHP’nin antidemokratik bir parti olduğunu göstermez.

 

Mamafih, bu olayda CHP nin tepkisi demokratik çizgide oldu…  ‘’ seçimle gelen seçimle gider ‘’…  ‘’suçu olanın şantajla değil, yargı yoluyla hesap vermesi gerekir ‘’ denildi.

Özetle, Demokrasinin zaafı vardır ve fakat bu zaaflar demokrasinin yerine başka bir sistem getirmeyi gerektirmez. Çünkü demokrasinin doğruları, yanlışlarından kat be kat fazladır.

3. AKP demokrasiyi de kendi anlayışına uyduruyor.

İstifalar için , ‘’ İstifa etmezlerse gereği ağır olacak ‘’ denildi ve ‘’Ak Parti'nin bütün işlerini istişare ile gördüğünü ve milletvekilleri ile belediye başkanlarının da istişareye riayet etmeleri gerektiği ‘’ belirtildi. Ayrıca her zaman öne sürüldüğü gibi bu defa da herkes davaya uymak zorundadır denildi.

Demokrasilerde istişare vardır. Ancak kararlar, ilgili demokratik organlar tarafından verilir.

Davaya gelince, solda devrim radikal solcuların, İslam da dava ise siyasi İslam’ın bir sloganıdır. Bu paralelde İnsanın aklına gelen ilk soru ‘’ devrim ve dava olunca her şey bu arada demokrasiyi rafa kaldırmak ta mubah mı oluyor?

4. Öte yandan istifalar kamuoyunda iki soruyu da gündeme getirdi?