Varlık Barışı , bu sene sonuna kadar yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi halinde bu varlıkların serbestçe tasarruf edilmesine imkan vermiştir. Bakanlar kurulu kararı ile varlık barışını 6 ay uzatma imkanı da var.

Yurt dışında bulunan varlıklar ,Gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan; Döviz , altın ve menkul kıymetlerdir.

Yurt dışı varlıkların Türkiye’ye getirilmesi halinde , bu varlıklar vergiye tabi kazancın tespitinde dikkate alınmayacak, vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacak,  herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmayacak,  soruşturma ve kovuşturma yapılmayacak,  vergi cezası ve idari para cezaları kesilmeyecektir.

Bu kadar avantajına rağmen  varlık barışı için  başvuru sayısı çok az oldu. Aralık ayında Maliye Bakanlığı bilgi  verme ve teşvik amaçlı kampanya başlatmaya  hazırlanıyor. Hatta Bakan dış ülkelerden bilgi alınacağı gibi dolaylı  bir tehditte de bulundu.

Sıkışan her hükümet, Türkiye’de veya dışarıda yerleşik Türk vatandaşlarının paralarını yurda getirmek için yasa çıkarıyor. Sıkışmayınca  bu güne kadar hiçbir  Hükümetin aklına ‘’ bu paralar neden dışarıya gidiyor ‘’ sorusu gelmedi.  Yine aynı şekilde hiçbir hükümette  bu varlıklar neden dışarıda tutuluyor?‘’ sorusuna cevap aramadı.

Kaldı ki , AKP İktidarı 2003 yılı başında, yurt dışından gelen paraların kaynağı sorulmayacak diye de bir yasa çıkardı.Yani 2003 yılından beri gelen paranın zaten kaynağı sorulmuyor. Buna rağmen neden para gelmiyor?

İşin garibi, bizimkilerin parası dışarıya gidiyor… Dışarıdakilerin sıcak parası Türkiye ye geliyor.

1)Aslında paraların dışarıya gitmesinin bir nedeni sıcak paradır. Sıcak para spekülatif paradır. Sıcak para piyasaya  spekülatif yapı kazandırır. Risk artar. Bu nedenle spekülatif sermayenin , sıcak paranın olduğu ekonomilere ciddi, fiziki yatırım sermayesi girmez. Yine ciddi sermaye içeride kalmaz.

Gerek sıcak paranın yarattığı spekülatif ortam , gerekse Türkiyenin dış borç riskinin artması , ülke riskinin yüksek olmasına neden olmuştur. Bu sonuçlar varlıkların dışarıya çıkmasına neden olmuştur.

2) Türkiye de yatırım ortamı kalmamıştır. Bu nedenle bizim iş adamları Dünyanın dört bir yanında , Mısırda ve Uzak Doğuda yatırım yapmaktadırlar.

3) Türkiye bir yıl içinde , kısa vadeli dış borçlar , vadesi gelen dış borçlar ve cari açık nedeniyle 200 milyar dolar kaynak bulmak zorundadır. Özel sektör dış borçlarını ödemekte bir sıkıntı olur diye , parasını getirmiyor.

4) Merkez bankasının yaptığı anketlerde, reel sektör güven endeksi, hükümete güvenin azaldığını  göstermektedir.

Para en duyarlı ve en hareketli varlıktır. Güvenli liman arar.  Avrupa ve Amerika da , sermaye herşeyden önce hukuk düzeni tarafından korunuyor.  

5) İç siyasi sorunlar , dışarıda parası olanlar  yarın ne olur , ne olmaz endişesiyle de paralarını  geri getirmiyor. Kaldı ki Yurtdışında konut satın almak için de yurtdışına para çıkıyor. Fransa'nın Cannes bölgesinde Türk mahallelerinin olduğu biliniyor.  Londra ve Amerika'nın birçok şehrinde  çok sayıda konutu olan vatandaşlarımız var.

Her sorunda olduğu gibi bu sorunun da temeli siyasi belirsizlik ve otokrasiye gidiş algısıdır. Bu algıyı değiştirmek zorundayız.