İçinde bulunduğumuz siyasi ve ekonomik sorunlarda iniş devam ediyor. Herkese de dokunmaya başladı. Dört dün önce Pazar yazımda , resmi rakamları vererek kimsenin halinden memnun  olmadığını yazmıştım. Risklerin başında dış borçların çevrilmesi  ve içerde başta konut kredileri olmak üzere banka kredilerinde dönüş riski yer alıyor.  

Dünyada da ekonomik gidişat inişe devam ediyor. Ancak ABD ve Avrupa da küreselleşme öncesi sürece dönüş yolunda adımlar atılıyor. Faizleri artırmak bunlardan birisidir. 

Türkiye de çözümün  en önemli iki şifresi :

Herşeyden önce ekonomide verimliliğin artırılması gerekir. Bunun için :

     1)Devletin yeniden yapılanması ve bu kapsamda Bakanlıklar arası yetki ve sorumluluk çatışmasının kaldırılması gerekir. Söz gelimi , Çevre ve şehircilik bakanlığı ile Maliye Bakanlığı Hazine arasında , kıyılarla ve deniz yüzeyleri ile ilgili çatışma var. TOKİ’ye  , Turizm Bakanlığı , Çevre ve Şehircilik Bakanlığı , Belediyelerin yapması gereken imar planlarını, yapma yetkisi verildi.  Ekonomi ile ilgili bakanlar arasında yetki ve sorumluluk çatışması var.

2)Merkezi Devlet ile Mahalli İdareler arasında yetki ve sorumluluk çatışması var . Ayrıca bütçe kaynakları belediyeler arasında objektif kriterlere göre dağıtılmıyor. Siyasi iktidar kendi partisinden olan belediyelere daha fazla imkan tanıyor. Aslında bu sorun bu günün değil , Türkiye’nin öteden beri çektiği sıkıntılı bir sorundur.

3)Merkez Bankası , TÜİK ,BDDK gibi bağımsız kurumların , siyasi müdahaleden arındırılması ve  bu kurumlara tam bağımsızlık verilmesi gerekir.

4)Devletin, bütçenin  , Belediye ihalelerinin şeffaf olması için yasal düzenleme yapmak gerekir.

5) Üretimde yüzde 50 oranında , İhracat mallarında yüzde 80 oranında , ithal aramalı ve hammadde kullanılıyor. Aramalı ve hammadde üretimini içerde üretmek için planlama yapmak ve teşvik vermek gerekir.

 6) Bütçe politikası değişmelidir. Kamu harcamalarında altyapı yatırımlarının payı artırılmalı ve harcamalarda iş yaratmaya ağırlık verilmelidir. Söz gelimi her şehirde o şehrin değerlerini üretim ve pazarlama organizasyonları devlet tarafından yapılmalıdır. 

7) piyasada , oligopol yapılar var… Kartelleşme var… Spekülasyon var… Bunların devlet tarafından bunların engellenmesi Anayasa hükmüdür

Siyasette otokrasi yolu tıkanmalı, demokrasinin önü açılmalıdır.

Siyasal alanda temel yapısal sorun yasama, yürütme ve yargı kuvvetler ayrılığının zedelenmesi , tarafsız yargının bilinen nedenlerle yapısının değiştirilmesidir. Buna bağlı olarak hukuk düzenin de tarafsızlığın tartışılması ve mülkiyet hakları , insan hakları ve demokratik özgürlüklerde denge yapısının bozulmasıdır.  Bu husus , Uluslararası kuruluşlar ve AB raporlarında yer almıştır.

Ayrıca siyasette bütün siyasi partiler için , siyasi  islam motifinin öne çıkması , eğitim sistemdeki kalite bozulması da yapısal sorunlar içinde yer almaktadır. 

Sonuç : Siyasette ve iktisatta politika şifreleri bu gün değişirse , çektiklerimizle kalırız. Yoksa çektiklerimiz , çekeceklerimiz yanında hafif kalacaktır.